222Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Göçmen, Mülteciler ve Yerlerinden Edilmiş Kişiler Komisyonu Raportörü Fransız Milletvekili Jean Marie Bockel, Suriye’den başta Türkiye olmak üzere komşu ülkelere mülteci akınının başlamasıyla birlikte Avrupa Konseyi ve komisyonlarının yardımlar konusunda yetersiz kaldığını söyledi. Suriyeli sığınmacıların barındığı Yayladağı ve Altınözü ilçelerinde bulunan kampları ziyaret etmek ve bir takım incelemelerde bulunmak üzere AK Parti Sakarya Milletvekili Şaban Dişli ile birlikte Hatay’a gelen Bockel, düzenlediği basın toplantısında, “Benim yazacağım rapor, Avrupa Konsey Parlamenterler Meclisi genel kurulunda, kamuya açık bir oturumda tartışmaya açılacak. Rapor, Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak’a giden Suriyeli sığınmacıların durumunu ayrıntılı bir şekilde ele alacak. Ben önceki gün Lübnan’daydım. Lübnan’da devletin alt yapısı burası kadar güçlü değil. Lübnan’da da çok sayıda Suriyeli mülteci var. Mesela orada kamp sözcüğü bile pek duyulmak istenmiyor. Çünkü hemen Filistin kampları akla geliyor ki Filistin kampları pek de parlak bir deney değildi” dedi. Türkiye’de ise şu ana kadar kamplara yaptıkları ziyaretlerde son derece açık, son derece pragmatik ve son derece iyi yapılandırılmış bir mekanizmayla karşı karşıya kaldığı için memnun olduğunu vurgulayan Bockel, “Tabii ki Türkiye’de sığınmacılara yönelik oluşturulan alt yapının çok maliyetli olduğunu biliyorum. Üstelik zaman geçtikçe bu maliyetin daha da artacağını hepimiz biliyoruz” diye konuştu. Bütün bu çalışmaları yürüten Türk hükümetinin tek başına çalışmadığını belirten Bockel, şöyle devam etti: “Türk hükümeti benim bildiğim kadar Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği ve sığınmacılarla ilgilenen diğer kuruluşlarla da son derece şeffaf, son derece işbirliği ruhu içinde birlikte çalışmalarını yürütüyor. Ama şunu da biliyoruz ki Türkiye’ye Birleşmiş Milletler’in kurumları ve ajansları dışında pek kimse yardım etmiyor.” Suriye’deki çatışmaların henüz durmadığını ifade eden Bockel, “Dolayısıyla benim raporda güttüğüm temel amaçlardan bir tanesi mümkün olabildiği kadar Suriye’deki dramın bir an önce sona erebilmesi için başta Avrupa Konseyi üye ülkeleri olmak üzere bütün uluslararası kamuoyunu bilgilendirmek ve seferber etmek. Amacımız meseleye insani açıdan bakmak. Ama meseleye biraz daha derin baktığınız zaman bu insani yaklaşımın ardında son derece önemli bir siyasi yaklaşımın da olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu. Suriye’deki durumun jeopolitik, dolayısıyla bölgesel olarak son derece karmaşık bir konu olduğunun altını çizen Bockel, şunları söyledi: “Birleşmiş Milletler Konseyi’nin kararlarına da bu bir şekilde yansımış. Bir yandan böyle bir karmaşık durum varken bir yandan da Suriye’nin çok farklı muhalif gruplarının olması itibariyle de olumsuz ve karmaşık bir durum var.” Basın mensuplarının Suriye konusunda Türkiye’nin neden yalnız bırakıldığı konusundaki sorusunu iki aşamada yanıtlayan Bockel, “Öncelikle Türkiye, Suriye’nin komşusu olması itibariyle en sıcak hat üzerinde en yakın ülke. Suriye’de olaylar patladığında Türkiye gerçekten doğru zamanda doğru bir refleks göstererek ilk tepkisini verdi. Şam civarında meydana gelen ve artık gerçekten niteleyecek bir şey bulamıyorum. Buna müthiş bir cinayet demek geliyor içimden. Bunu çok açık bir şekilde bütün gücümüzle kınadık” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.