Numan Kurtulmuş: “Fırat’ın doğusu da bizim batısı da”

Yayım tarihi:  /   Son güncellenme  /   Yorum yapılmamış

 

AK Parti Genel Başkan vekili Numan Kurtulmuş, “Fırat’ın doğusu da bizim batısı da bizim. Oradaki halkların tamamı bizim kardeşimiz” dedi.

AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Uluslararası Kültür Turizm ve Medya Kurultayı’na katılmak üzere Hatay’a geldi. Burada açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, “Suriye’nin doğusunu, batısını, Fırat’ı konuşuyoruz. Fırat’ın doğusu da bizim batısı da bizim. Oradaki halkların tamamı bizim kardeşimiz. Bizim derken ülke olarak söylemiyorum bizim kimsenin toprağında gözümüz var diye söylemiyorum oradaki halklar bizim halklarımız bizim kardeşlerimiz. Başkaları ve bu oyunu kuranlar içinse, inanınki Orta Doğu halklarının geçmişte olduğu gibi zerre miktarı kıymet abidesi yoktur” dedi. Kurtulmuş, Hatay’ın son yıllarda çok büyük insanlık dersi vermiş bir kent olduğunu belirterek “Kolay değil, Hatay’da çok kalabalık bir Suriyeli göçmen nüfusu buraya geldi. 7-8 yıldır tam manasıyla 21. yüzyılın ensarları olarak Hataylılar Suriye’den komşularını ve bir kısmı akrabaları olan komşularına kucak açtı. Onların ellerinden tuttu, onlara destek olmaya çalıştı. Büyük bir külfeti olduğunu biliyoruz. Bunun büyük bir sosyal maliyetini olduğunu da biliyoruz. Buna rağmen Hatay halkı büyük oranla bu meseleyi sahiplendi. İnşallah şimdi Suriye’deki meseleler normale döner ve burada bulunan Suriyeli kardeşlerimiz başta olmak üzere Hatay’da bulunanlar olmak üzere kendi evlerine geri dönerler. Sulh ve selamet içerisinde huzur içerisinde kendi ülkelerinde yaşama imkanı bulurlar. Göç baskısı kolay karşılanacak bir şey değildir. Bu ancak Hatay’da bulunan Habib-i Neccar ruhu ile Beyazıt Bestami ruhu ile Hızır Aleyhisalem ruhu ile ve maneviyatıyla olacak bir şeydir. Bundan dolayı Hatay’ı Hataylıları tebrik ediyoruz. Bu tarihi sorumlulukla Hatay’ı şan ve şeref listesine o defterde altın harflerle yazılacak olan önemli bir tarihi şehirdir” ifadelerini kaydetti.

“Orta Doğu halklarına hayatını zehir ediyorlar”

“Orta Doğru coğrafyası çok zor günlerden geçiyor” diyen Kurtulmuş, “Diyebiliriz ki yüzyıllardan beri kırılma noktalarından birindeyiz bu oyunun dışarıdan bir takım siyasi manevralarla bir takım emperyal projelerle Orta Doğu halklarına dayatılan bir oyun olduğunu biliyoruz. Tabiri caizse tam bir matruşka, tam bitti zannediyorsunuz, kutu içerinden bir kutu daha çıkıyor. Ne yazık ki oyun içerinde oyun Orta Doğu halklarına hayatını zehir ediyorlar. Bunu da dolaylı yoldan Hatay halkının yaşadığını biliyoruz. Şimdi buradaki Hatay’ın kültürleri Orta Doğu’ya bir şeyler söylememiz lazım. Öncelikle şunu ifade etmek isterim biz oynanan oyunun büyük resmini görmek isteriz. Büyük resmi görüyoruz, büyük resim sadece ifade edilen yerlerde ortaya çıkan problem değil büyük resim 2. senfiskonun uygulanması yani bir asır önce yarım bırakılan emperyal projenin tamamlanması. Bu bölge halklarının sadece sınırlarla bölünmesi değil, gönüllerinde ve zihinlerinde derin çatlaklar oluşturarak birbirine düşman, birbirine karşıt hale dönüştürülmesidir. Bu projeyi bozacak olan irade Hatay’da var olan dinamiklerdir. Türkiye’nin sahip olduğunu iradedir. Bu iradeyi inşallah en güzel şekilde ortaya koyacağız. Hangi uluslararası sözleşmeyi yaparsanız yapın hangi masanın etrafından bu savaşın vekalet savaşı diyoruz yani maşalar tarafından yapılan savaşlar var ya hangi tarafını getirirseniz getirin eğer insanların zihinlerindeki ve gönüllerindeki esas restorasyonu yapamazsanız sonuç almanız mümkün değil. Mühim olan mesele birlikte yaşama kültürünü yeniden diriltmektir. İşte tam manasıyla Hatay’ın vereceği ders burasıdır. Anadolu’daki büyük medeniyetimizin yüzyıllar süren birikimimizin özeti de budur. Maalesef bugün etnik ve ırk bakımından farklılaşmayı savaşmayı Orta Doğu öyle bir hale getirilmiştir ki aynı aşiretin içerinde aynı ırka mensup insanların dahi birbirine mezhebi, meşrefi dolayısıyla farklılaştığı ve düşman hale getirildiği bir hal almıştır. Bütün bunların çözecek olan şey şu ülke ile bu ülkenin anlaşması ya da terör örgütünün vekalet maşasının kırılıp kenara atılması değildir. Tahrip olan zihinlerin yeniden onarılmasıdır” dedi.

“Büyük güçlerin kanlı satranç oyunu”

Kurtulmuş, bölgede mezhepleri farklı olan insanların birlikte barış içerisinde yaşama tecrübesini mutlaka kazanması gerektiğini dile getirerek “Bence Suriye’de ortaya çıkartılan kirli savaşın büyük güçlerin kanlı santranç oyununun en önemli zararı insanların zihin ve gönül dünyalarında birlikte yaşama konusundaki ortaya çıkan tereddütler ve derin fay hatlarıdır. Şimdi tam da Anadolu topraklarındaki herkes farklı fikirlerde, farklı yaşam tarzlarında olabilir, farklı inanışlara sahip olabilir. Farklı etnik kökenlere sahip olabilirler ama bu toprakların bize verdiğini tecrübe çoğunluğun içerisinde hareket edebilmektir. Yani insanların çoğunluğun fikri içerisinde kendilerini yönetme fikri vardır ve bu topraklarının kazanımlarından birisi budur. Ayrıca bir başka önemli şey çeşitliliktir. Çeşitliği belki biz bugün kültürel olarak alıyoruz. Şimdi Suriye ile konuşuyoruz. Bu örgütlerin nasıl çıkarıldığını hepimiz biliyoruz artık. Biz anlatmaktan usandık milletimiz çok iyi biliyor. DEAŞ’ın nasıl kurulduğunu PYD’nin hangi amaçlara hizmet ettiğini bunların nasıl bir araya getirildiğini ve Orta Doğu coğrafyasının haritalarda nasıl değiştiğini hep beraber görüyoruz. Sadece haritaları değiştirmek değil Orta Doğu’da halkların gönüllerini ve zihinlerin birbirinden ayırmak için bu örgütlerin ne çaba sarf ettiklerini de biliyoruz. DEAŞ’ın bir hafta içerisinde Suriye’nin en batısından Musul’a gittiğini şehirleri tek tek alarak gittiğini ve karşısında bir tek kimsenin bile kurşun atmadığını biliyoruz. Kaldı ki DEAŞ’a silahların nasıl ne şekilde temin edildiğini de biliyoruz. PYD’nin, YPG’nin nasıl bir silahlı ordu haline getirilmek istendiğini bunlar yapılırken de asıl meselenin Kürt kardeşlerimizin hakkını hukukunu korumak değil Suriye ve Irak halkının tamamına hayatı zindan etmek olduğunu da biliyoruz. Büyük oyunu bozacak asıl işi ortaya koyacak Suriye’nin doğusu, batısı Fırat’ı konuşuyoruz. Fırat’ın doğusu da bizim batısı da bizim oradaki hakların tamamı bizim kardeşimizi bizim derken ülke olarak söylemiyorum bizim kimsenin toprağında gözümüz var diye söylemiyorum. Oradaki halklar bizim halklarımız bizim kardeşlerimiz başkaları ve bu oyunu kuranlar içinse inanınki Orta Doğu halklarını geçmişte olduğu gibi zerre miktarı kıymet abidesi yoktur. Hiçbirisinin diğerine onların zihninde üstünlüğü yoktur. Sadece bu oyunun bir aleti bir aracı olarak gören ve bilmem kaç mil öteden bu aracı kullanıp kendi lehlerine çevirebilecek hesabını yaparlar” diye konuştu.

Kategori:
Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.