UYKU BOZUKLUKLARININ BİLİNÇALTI TEMİZLEME TEKNİKLERİYLE ÇÖZÜMÜ

Yayım tarihi:  /   Son güncellenme  /   Yorum yapılmamış

Nedeni ne olursa olsun insanın ruh sağlığındaki en basit dalgalanma bile kendisini uyku düzenindeki bir bozuklukla kendini gösterir. Bireyin karşı karşıya bulunduğu hayat zorluklarını ve ne kadar stres altında olduğunu araştıran tüm test ve ölçeklerde uyku ile ilgili sorular büyük önem taşır.
Peki hangi sebeple stres, gerginlik ve yolunda gitmeyen bazı şeyler ilk işaretini uyku düzenindeki değişiklikle vermektedir?
Uykunun başlaması için beyin sapındaki bir mekanizmanın harekete geçmesi gerekmektedir. Bu mekanizmanın harekete geçmesi için de kaslardan gerimin azaldığı konusunda bilgi gelmesi gerekir. Kas gerimi azalmadığı takdirde beyin sapındaki uyanıklık sistemi uyarılmaya devam eder ve birey bir türlü uykuya geçemez. Kas gerimi iki sebeple azalmaz. Ya çevreden gelen uyaranlar çok fazladır (ışık,ses vb) veya birey kendi düşünceleriyle kendisini uyarır ve biyo-kimyasal açıdan bir tehditle karşı karşıya olduğu duruma benzer bir durumu yaşamasına neden olur.
Uyku insanoğlunun yaşamının temel ve vazgeçilmez faaliyetlerinin en başında gelmektedir. Genel sağlıktaki bir aksama ilk olarak kendini uykuda ortaya koyduğu gibi, uyku düzenindeki en küçük bir aksama da genel sağlık ve günlük hayat üzerinde kesin ve doğrudan etkilere yol açar.
Bu nedenlerden dolayı uyku ile ilgili bazı temel gerçeklerin bilinmesinin ve bazı yanlış varsayım ve inançların düzeltilmesine faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu tür düşüncelerin başında gürültülü çevrede uyuyanların bir süre sonra gürültüye alıştıkları gelir. Oysa kalp-damar-sindirim sistemleri gibi gürültüden etkilenmeye devam etmekte, yalnız gürültüde uyumak zorunda olan birey bir süre sonra bir savunma mekanizmasıyla algı eşiğini yükseltmektedir. Bunun sonucunda birey uyumakta, ancak kalp vurum sayısı, tansiyonu yüksek olmaktadır. Uyku yüzeysel olduğundan dolayı da, uyku miktarı azalmakta ve birey sürekli olarak eksik uyumaktadır.
İnsanlarda olması gereken normal uyku süresi : uyku süresi bazı bireysel farklılıklar göstermesine rağmen ;
Bebeklerde yaklaşık 16 saat,
12 yaş dolayında 8 saattir,
Yetişkinlerde, 25-45 yaş arasında 7 saat normal uyku süresi olarak kabul edilir.
45 yaşından sonrası için ise uyku süresi yaşla beraber azalmaya devam ederek, 6,5 saate kadar inmektedir.
UYKUNUN ÖZELLİKLERİ
Uyku , insanın dış dünyayla ilişkilerinin sınırlandığı genel bir dönem değildir. Uyku dört basamaktan meydana gelir.
Birinci basamak uyku ile uyanıklık arası dönemdir.
İkinci basamak hafif uykudur.
Delta basamağı olan basamak derin uykudur. Bedenin dinlenmesi bu dönemde gerçekleşmektedir ve beden sağlığı ile yakından ilişkilidir.
REM basamağı ise rüyanın görüldüğü dönem bu dönemdir. Ruhsal dinlenme bu dönemde gerçekleşir ve ruh sağlığı ile yakından ilgilidir.
Normal ve sağlıklı uyku için bir gece de hem dönemlerin birbirini belirli bir organizasyon içinde izlemesi, hem de her önemin gece boyunca toplamının belirli bir miktara ulaşması gerekir.
Birinci ve ikinci basamaklarda insanlar rüya gördüğünü zanneder. Ancak bunlar düşünce ve rüya arası kopuk hayallerdir. Beden sağlığı için delta uykusu şarttır.
Gecenin birinci dönemi delta uykusundan, ikinci dönemi REM uykusu bakımından zengindir. Bu sebeple bazı bireylerin,” şunun surasın da sabaha 2-3 saat kaldı, şimdi uyumak insanı sersem eder” düşüncesi bütünüyle yanlış. Ruh sağlığı için ise gecenin ikinci yarısında daha sık ortaya çıkan REM uykusu şarttır. Bu nedenle sabaha doğru daha çok rüya görürüz. Her insan rüya görür. Her insan gördüğü rüyayı hatırlamayabilir. Ancak yaş ilerledikçe uykunun yüzeyselleştiği bilinmektedir. 60 yaş üstünde delta uykusu son derece azdır. Uykunun yüzeyselleşmesi demek uyku miktarının azalması demektir. Uyku miktarı da , uykuda geçen sürenin, uyku derinliği ile çarpılmasıyla bulunur.
UZUN VE KISA UYKUDA OLANLARIN KİŞİLİK FARKLARI
Yetişkinler için normal uyku süresi 7 saat olmakla beraber, bazı insanların 7 saatten fazla uykuya ihtiyaç duydukları, bazılarının da çok daha kısa bir süre uykuyla yetindikleri bilinmektedir. Bu durumdaki insanların kişiliklerinin de farklı özellikler taşıyıp taşımadığı bilim adamlarının ilgisini çekmiş ve bu konuda çeşitli araştırmalar yapılmış. Sonuçları :
Kısa uyuyanların, uzun uyuyanlara kıyasla daha enerjik, daha etkin, dışadönük, kendilerinden ve hayatlarından memnun, ender olarak şikayet eden, sosyal ve politik olarak sistemle uyumlu oldukları görülmüştür.
Uzun uyuyanların daha sıkıntılı, kendilerini ve çevreyi eleştirme eğiliminde, kndilerine güvenleri zayıf ve politik, sosyal sistemle çatışmalarının daha fazla olduğu görülmüş. Uzun uyuyanların daha fazla rüya gördükleri ve artistik yeteneklere sahip, daha yaratıcı kişiler olduğu da araştrıma bulguları arasındadır.
Peki kısa uyumak öğrenilebilir mi?
Araştırmalara göre insanların kısa uyumayı öğrenebileceklerini ortaya çıkmış.
UYKUYU ETKİLEYEN ETKENLER
*Egzersiz : Düzenli egzersiz yapan insanlar daha iyi uyurlar. Fakat düzenli egzersiz yapmayan birinin günün birinde yaptığı tek egzersiz, uykuyu iyileştirmez, tam tersine bozar. Egzersiz sırasında yorgunluğun uykuyu getirdiği için değil, egzersiz sırasında serotonin hormonu salgılanmaktadır. Serotonin aynı zamanda derin dinlenmeyi sağlayan delta uykusunu da düzenleyen maddedir.
Sabah erken yapılan egzersizin gece uykusuna katkısı çok az, hemen yatmadan önce yapılan egzersiz uykuyu olumsuz etkiler.
Uyku açısından en ideal ezgersiz zamanı, öğleden sonra veya akşamüstü olduğudur.
*Gürültü: gürültülü çevrede yaşayan ve böyle bir çevre de uyumaya alışık olanların da uykusunu etkiler. Gürültü altında uyku süresi değişmeyebilir, ancak uyku miktarı değişir. Gürültülü çevre şartlarında uyuyanların uykularında daha az delta, daha az REM, daha çok bir ve ikinci basamak uykusu vardır.
İYİ BİR UYKU İÇİN GEREKENLER
1. BİLİNÇALTI TEMİZLEME ÇALIŞMASI YAPTIRABİLİRSİNİZ.
2. REGRESYON
3. GEÇMİŞ YAŞAM ŞİFASI
4. ACI ANILARI TEMİZLEME
5. Ertesi gün, dinlenmiş ve iyi bir gün yaşamak için ihtiyacınız kadar uyuyun, daha fazla değil.
6. Sabahları düzenli olarak belirli bir saatte uyanma alışkanlığı, bedenin günlük ritmini düzene sokmakta ve dolayısıyla düzenli olarak belirli bir saatte uykuya dalmayı kolaylaştırmaktadır.
7. Düzenli olarak her gün belirli miktarda egzersiz yapmak.
8. Gürültülü çevre şartlarını yatak odalarını sesten arındırabilirler, yada ses duymaya engelleyen kulak tıkacı…
9. Fazla sıcak odanın uykuyu bozduğu, ancak soğuk bir odada uyumanın da uykunun iyileştiği ile ilgili hiç bulgu yoktur.
10. Açlık uykuyu bozar. Uykudan önce ılık süt veya benzeri içecek uykuya yardımcı olur.
11. Alışkanlığı olmayanların tek bir uyku hapı, uyumayı sağlar. Ancak uyku haplarının sürekli kullanılması ,uykusuzluk şikayeti olanlara yarar sağlamamakta, hatta bazılarına zararlı olmaktadır.
12. Akşamları içilen kahve,uykuyu bozmaktadır.
13. Alkol gergin insanların uyumasını kolaylaştırmakta ancak uykunun bölünmesine sebep olmaktadır. Fazla miktarda alkol alımı REM uykusunun azalmasına yol açmaktadır.
14. Uykuya dalamadığınız bir gece uyumak için daha büyük bir gayret sarf edeceğinize, ışık yakıp herhangi bir işle meşgul olmayı deneyin. Çünkü uykuya dalmakta güçlük, kişinin öfkeli ve gergin olmasına sebep olur.
15. Yatağı uykunun dışında işler için; istirahat etmek,kitap okumak, yemek yemek gibi kullanmayın. Sadece uyumak için kullanın yatağı.

Sevgi ile kalın…

Kategori:
Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.