Gribal enfeksiyonların yaygın olduğu şu günlerde, vücudumuzun direncini artıracak sebze ve meyvelerin tüketimi çok önemli.. Doğanın eczanesinde yani manavlarda hemen her mevsim her türlü meyve ve sebzeyi bulmak mümkün.. Zararlı maddeler içeren hormonlu olduğu için de sağlıktan çok hastalıklara davetiye çıkaran sebze ve meyvelere de dikkat etmek gerekiyor. Organik ürünlerin tercih edilmesi, sebze ve meyvelerin mevsiminde tüketilmesi uyarısında bulunan İskenderun eski bit pazarı civarında bulunan Pazar Manav yetkilisi Sultan Tuncel, her türlü sebze ve meyveyi her mevsimde yiyebilen Allah’tan teşvikli bir bölgede yaşayan Akdeniz insanının çok şanslı olduğuna dikkat çekti. Tüm meyve ve sebzelerin en organik halleriyle taze bir şekilde tüketilme imkanı bulunduğunu belirten Sultan Tuncel, Pazar Manav olarak organik üretim yapan tedarikçilerle çalışmayı tercih ettiklerini söyledi. Vitamin deposu sebze ve meyvelerle dolu Pazar Manavı, doğanın eczanesi olarak gördüğünü belirten Sultan Tuncel, sağlıklı yaşam, salgın hastalıklardan korunmak için de, bol sebze ve meyve tüketiminin önemli olduğuna dikkat çekerek, sağlıklı yaşam için gerekli tüm doğal ürünleri en doğal halleriyle müşteriye ulaştırdıklarının altını çizdi.

 Doğanın eczanesi Pazar Manav’a  göz atıp bu aylarda sağlığımızı korumak için neler yiyebiliriz bir bakalım:

Portakal, Mandalina ve Greyfurt: Bu meyveler kış mevsiminin en belirgin meyveleridir. Turunçgiller ailesinin fertleridir. Sularındaki antioksidanlarla damarları ve kılcal damarları güçlendirirler. Bu şekilde kalbin zarar görmesini engellerler. Vücuttaki ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlarlar. İçerdikleri folik asit sayesinde öksürüğü azaltırlarken, lifleri sayesinde de kolesterolü düşürürler. Bağırsak parazitlerinin dökülmesini sağlarlar. Portakal, mandalina ve greyfurdun içeriğinde bol miktarda A, C ve E vitamini, karbonhidrat, potasyum, folik asit, bioflavin bulunur.

Armut: Mideyi kuvvetlendirip hazmı kolaylaştıran ve kalp çarpıntısını önlediği ifade edilen armudun içinde A, B1, B2, B3, B6 ve C vitaminleri bulunur. Kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı atar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Böbreklerde kum ve taşlarının dökülmesini sağlar. Kabızlığı önleyerek idrar söktürür. Yüksek tansiyonu düşürüp kanı temizler.

Elma: Sulak yerlerde yetişir. Amasya ilinde çok ünlüdür. Baş ağrısına iyi gelir, kan şekerini kontrol altında tutar, bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Armut ile birlikte yenilirse kabızlığı çözer. İçeriğinde B3 vitamini, karbonhidrat, potasyum, lif ve pektin bulunur. Kivi: Kış meyvesi olup, soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmaya yardımcı olan çok iyi bir vitamin deposudur. Ayrıca kansere karşı koruyuculuk gösteren luteini de bol miktarda içerir.

 Muz: B1, B2, C, A ve E vitaminlerini içeren muz, potasyum, demir, kalsiyum, fosfor, sodyum ve iyot açısından da çok zengindir. Kemik gelişimini sağladığı için çocukların bol bol yemesi gereklidir. Sinirleri yatıştırmaya iyi gelir. Çok tüketildiği zaman kabızlık yapabilir. Muzun kalori düzeyi çok yüksek olmasına rağmen hiç kolesterol içermemektedir. Kalp kaslarını geliştiren sodyum ve potasyum maddeleri içermektedir. İçerdiği iyot sayesinde de tiroid bezinin dengeli çalışmasına yardım eder.

 Avokado: Lif, A, C, E ve B vitaminleri açısından oldukça zengindir. Ayrıca potasyum yüklüdür. Kalp için yararlı olan avokado aynı zamanda cildi de besler. Uzmanlar avokadoyu cildin kırışıksız olmasında önemli rol oynayan kolajenin üretimini sağlayan bir depo olarak görüyorlar.

 Ananas: İçeriğinde A ve C vitamini ile potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfor bulunur. Bakteri ve parazitlerle savaşmakta çok etkili bir meyvedir. İltihaplanma riskini azaltır. Yaraların hızla iyileşmesini sağlar.

 Nar: Potasyum ve demir minerali ile C vitamini açısından çok zengin bir meyve olan nar, B1, B2 vitaminleri ile kalsiyum ve fosfor minerallerini de barındırır. Harareti kesen nar, enerji verir ve yorgunluğu giderir. Vücudu, kalbi, mideyi ve diş etlerini kuvvetlendirir. Çarpıntıyı giderir. Mide iltihabı ve ağız yarası için faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kanser hücrelerinin gelişmesine engel olarak, başta cilt ve prostat kanseri olmak üzere, kansere karşı vücudu korur. Kandaki kolesterol oranını ve tansiyonu düşürür. Damar sertliğini önler ve damarları açar. Bu özellikleriyle kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur. Kandaki şeker seviyesini de dengeleyerek şeker hastalarına iyi gelir.

Bal kabağı: Yüksek A vitamini, fosfor ve kalsiyum içeren bal kabağı sadece tatlılarda değil; çorba ve mezelerde de kullanılmalı. Ayrıca lifli yiyeceklerin sık tüketiminin kolon kanserine karşı koruyucu olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.

 Brokoli: A vitamini ve potasyumdan zengin, folik asit için iyi bir kaynak olan brokolinin mineral kaybı en az olacak şekilde pişirilmesi çok önemlidir. Bu nedenle az pişirilmeli ve haşlama suyu dökülmemelidir. Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır.

 Brüksel lahanası: Kükürtlü sebzeler grubunda olduğu için güçlü bir kanser savaşçısıdır. Az pişirilmesi veya çiğ tüketilmesi gerekir.

 Havuç: A, B1, B2 vitamini ve lif kaynağıdır. Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Su içeriği yüksek olduğu için şeker hastaları rahatlıkla tüketebilir. Ayrıca mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Ancak pişirildikten sonra içindeki maddeler çok kısa bir sürede toksik maddelere dönüşebildiği için hemen tüketilmelidir.

 Ispanak: Demir yönünden zengin olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içerir. Tansiyonu düşürür, kan pıhtılaşmasını azaltır. Betakaroten içerdiği için yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkilidir. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır.

 Kabak: 100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının dörtte birini karşılayabilir. Haşlanmış kabakta bulunan karoten maddesi etkili bir antioksidandır. Yüksek orandaki potasyum sıvı-tuz dengesini sağlar.

 Karalahana: Kalsiyum, bakır, demir, potasyum ve C vitamini bakımından zengindir; ayrıca kükürt içerir. Çiğ olarak yemek veya sıkarak suyunu içmek daha faydalıdır. Kansızlığı giderir, idrar söktürür. Mide ve bağırsak yaralarını yumuşatır. Kabızlığı giderir. Kandaki şeker miktarını düşürür. Vücudu hastalıklara ve kansere karşı korur. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astımda faydalıdır. Romatizma, siyatik, lumbago ve Apsede yararlıdır. Ses kısıklığını giderir, iştah açar. Ancak guatrı olanlar tüketmemelidir.

 Kereviz: Kükürtlü sebzelerdendir ve kesildikten sonra en kısa sürede tüketilmesi faydalıdır. Sakinleştirici özelliğinin yanı sıra kanı temizler, kilo almayı önler ve böbrekler için çok yararlıdır.

 Kırmızı ve sarı soğan: Sarı ve beyaz olanların besin öğeleri biraz daha yoğun olmasına rağmen her ikisi de güçlü antioksidanlardır. Savunma sistemini güçlendirir. Grip, nezle, astım gibi enfeksiyonlarda sarımsakla birlikte etkin bir role sahiptir. Öksürük söktürücüdür; bronşları temizler. Kemik erimesine iyi gelir. Kandaki şeker seviyesinin düşürülmesine yardımcı olduğu için şeker hastaları tarafından rahatlıkla kullanılabilir. İdrar söktürücüdür. Böbreklerde biriken kum ve taşların dökülmesine yardımcı olarak böbrek ağrısını dindirir. Egzama ve diğer cilt hastalıklarında kullanılır. Kalp damar sağlığı açısından faydalıdır. Çiğ olarak tüketildiğinde mideyi güçlendirir, sindirim sistemini uyarır, idrarı artırır. Ancak mide rahatsızlığı olanlar çiğ olarak tüketmemelidir. Kırmızı soğan sigara içenlerde biriken nikotinin vücuttan atılmasında önemli bir role sahiptir. Kanda yükselmiş olan lipit miktarını düşürür. Safrayı incelterek, karaciğerin rahat çalışmasını sağlar.

 Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir. Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır. Sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamini, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruyor, oralardaki yaraların iyileşmesini sağlıyor.

 Marul: Su içeriği % 95 civarındadır. A vitamini içerir.

 Mantar: Yüksek enerji, potasyum ve protein içerir. Yağ oranı çok düşüktür.

 Maydanoz: İdrar söktürücü olan maydanoz C vitamini açısından çok zengindir. Aynı zamanda A vitamini ve potasyum için iyi bir kaynaktır. Taze tüketilmesi, pişmiş haline göre daha besleyici olmakla birlikte, ödem atıcı olarak, kaynatılıp suyu içilebilir. Yüksek tansiyonu düşürür, kalbin yorulmasını önler, kansızlığı giderir, safra akışını kolaylaştırır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Böbrek iltihabı olanlar maydanoz yememelidir.

 Patates: Yüksek miktarda nişasta, B ve C vitamini içermesine rağmen, pişirme esnasında ciddi kayıplara uğrar. Aynı zamanda sinir sisteminin düzenli çalışmasını engelleyen bazı toksik maddeler de içerir ve bu toksik maddeler ancak çok iyi pişirildiğinde etkisiz hale gelir. Bu yüzden patatesin çok iyi pişirilmesi de gerekir. Kabuğunun çok ince soyulması vitamin kaybını azaltmak için çok önemlidir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar. Antioksidanlar yönünden çok zengindir. Kandaki şeker seviyesini düşürerek kanı temizlediği için şeker hastaları rahatlıkla tüketebilir. Susuzluğu ve karaciğer şişliklerini giderir. Ser bir şey yutulduğunda yabancı maddenin zarar vermeden çıkmasını sağlar. El ve ayak çatlaklarında faydalıdır.

 Rezene: Uçucu yağlar içerdiğinden kaynatılması yerine sıcak suda bekletilmesi tercih edilmelidir. Anne sütünü artırma konusunda önemli yardımcılardan biridir. Kalsiyum, potasyum gibi minerallerin yanı sıra B vitamini de içerir. Vücut direncini artırır. Düzenli kullanıldığında kolesterolü düşürür.

 Salatalık: Cilt bakımının vazgeçilmez ürünlerinden biri olan ve kükürt içeren salatalık; vücudun enfeksiyonlara karşı dayanıklılığını artırmasının yanı sıra kolesterolü düşürür. Kasları gençleştirerek; deri hücrelerine elastikiyet verir. Hassas ciltlerde meydana gelen kaşıntı, pullanma ve gerginliği önler. Kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır.

Sarımsak: Enerji verir. Kükürt ve sülfürden zengin olduğu için güçlü bir kanser savaşçısıdır. A, B, C, P vitaminleri içerir. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler. İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Romatizma ve eklem iltihaplarında yararlıdır.

 Şalgam: Kalsiyum, demir ve magnezyumdan zengindir. A, C ve B vitamini içerir. Kalsiyum, potasyum ve demir içerir. Kemik ve dişleri güçlendirir. Daha çok suyu tüketilir. İştahı açar. Vücuttaki toksinleri atmak için hem yenmesi hem de suyunun tüketilmesi oldukça sağlıklıdır. Mide ve karaciğere faydalıdır.

 Tere: Yapısındaki madeni tuzlar ve vitaminler sayesinde, kani mikroplardan temizler, hastalıklara karşı direncimizi artırır. Böbrek taşlarını eriterek düşmesini kolaylaştırır. Kandaki şeker oranını düşürür. Güç vericidir, dermansızlık ve halsizliğe iyi gelir.

 Turp: Özellikle siyah turp, çok daha yüksek miktarda besin öğesi içerir ve böbrekler için yararlıdır. . Potasyum için iyi bir kaynaktır. Halsizliğe iyi gelir. Tokluk hissi sağlar. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının giderilmesinde iyi bir yardımcıdır.

Ayva: Altın sarısı renginde hoş kokulu bir meyve olan ayva A ve B vitaminleri, yüksek miktarda potasyum ile tanin ve kireçli tuzlar içerir. Zindelik verir. Çekirdekleri yoğun pektin içerdiği için ishal önleyici olarak kaynatılıp suyu içilebilir. Bronşit, müzmin öksürük ve verem tedavisinde kullanılır.

 Elma: A ve C vitamini içeriği yoğundur. Ayrıca çözünen ve çözünmeyen lifler içermesi nedeniyle hem ishal hem de kabızlık tedavisinde kullanılır. Yine kolon kanserlerinden korunmak adına sıklıkla tüketilmelidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir; sindirimi kolaylaştırır. Kolesterole iyi gelir. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.

 Kivi: C vitamini deposu olan kivi enfeksiyonlarla mücadele etmek ve cilt kusurlarını engellemek için faydalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.